Author: merve yavas


Kendini tanımıyorsun, tanımlıyorsun…


Kendini tanımıyorsun, edindiğin sıfatlarla tanımlıyorsun. Farkında olarak ya da olmayarak sürekli kendi önüne sıfatlar koyuyorsun. Beceriksiz, sakar, maymun iştahlı, sabırsız, dağınık, sıkıcı… Bunlar nereden geldi? Mesela gerçekten sakar olmayı hak etmek için tam olarak kaç bardak kırdın? Kime göre beceriksizsin ya da? Belki mükemmel yemekler...

Birtakım ikilemler?!


Güneş, içeri dolup “Gel benimle oyna!” derken, evde yazıların birikmişken, aslında canın hiçbir şey yapmak istemezken, bir yandan da boş geçirdiğin her anın tatlı suçluluğunu duyarsın ya, işte tam öyle bir gün. Yapılması gereken tonla iş var. İşleri yetiştirmek için yogaya gitmemiş bir ben var....

İyi ki’lerin ve Keşke’lerin


Hayatını bugünden geri saracak olsan, ne görürsün? İyi ki’ler, keşke’ler… Keşkeler ne kadar çoksa o kadar geçmişe dönük yaşıyor insan. Hepimiz daha doğru kararlar verebilirdik geçmişte. Ama o gün verdiğimiz kararlar bizi bugün olduğumuz kişiye dönüştürdü. O yüzden keşkelerinin ne kadarını iyi ki yapabildin, bu...

Yaklaşan 30’a ithafen…


30 yaşını doldurmama az kaldı. Bir aydan biraz daha fazla. Bundan, çok değil, 4 sene kadar önce 30 benim için büyük harflerle, dolu dolu, kocaman bir O T U Z’du. Bugün neyse ki böyle değil, olsa da yapacak bir şey yok. Ama o günle bugünün...

Acı yükseltir; fark edersen!


Bazı yoga dersleri fena halde acımasız geçiyor. Hele ki o esnemeler, oturduğun yerde acı çekiyorsun, kıvranıyorsun, bitse de gitsek diyorsun. Yine böyle bir pozda aklımdaki bu düşüncelerle boğuşurken, hareketi yaptıran canım Bade Hoca şöyle dedi: “Acı yükseltir; fark edersen!” Bacaklarım cayır cayır yanarken çok ciddiye...