Çikolata Vs. Brokoli


İşlerin birikip, nefes alınmayacak hale geldiği günlerde hep şunu yapıyorum. Sevdiğim şeyleri sonraya saklıyorum. Bana keyif veren şeyleri hep işleri bitirdikten sonraya saklıyorum. Bu da aklıma hep, annelerin çocuklarına çikolatayı yeme koşulu olarak önce brokoliyi bitirmesi gerektirdiğini hatırlatıyor.

Çikolatam orada, görüyorum, yemek için ölüyorum ama önce brokoliyi bitirmem gerekiyor. Aslında belki çikolatayı bir yesem keyfim yerine gelecek ve brokoli o kadar da ızdırap olmayacak. Gel de içimdeki anneye anlat durumu. Neyse ki geçen gün anneyi ikna edebildim ve çikolatamı önce yedim. Ve tam da tahmin ettiğim gibi oldu. Çikolata motivasyonumu yükseltti, sonra gidip paşa paşa brokolimi yedim.

Çikolata her şey olabilir. Bazen çok sevdiğin arkadaşınla içeceğin bir kahve, bazen seni kendine getirecek bir film, bazen de okuduğun kitaptan birkaç sayfa… Benim de geçen gün karşıma bir çikolata çıktı ve ona hayır dememeyi tercih ettim.

Çalışmak için gittiğim kafede en sevdiğim köşede ne zamandır okumak istediğim kitap duruyordu ve kahvemi yudumlarken kitabın sonunu gördüm. Günün yarısı bitmişti, ama keyfim yerindeydi. Sonra bilgisayarımı açtım ve günün kalan yarısında işlerime gömüldüm. Ve normalde 3-4 saat ayıracağım bir işi, 2 saat kadar bir sürede bitirdim.

Hayatta seni motive eden şeyleri ertelemek, bugün yapmak zorunda olduğun şeyleri de süründürmene yol açıyor. Eğer o an, çok da acil bir işin yoksa ve gözünün önünden, aklından, fikrinden, hayallerinden çıkmayan bir “çikolata” varsa şimdi onu ye. İçindeki anne “brokoliden sonra yiyebilirsin” ya da “dönüşte alırız” diyorsa da bu seferlik sustur onu. Belki de şu an ihtiyacın çikolatadır. Brokoliyi sonra da yersin.

merve yavas

merve yavas

  • Twitter
  • Facebook
  • LinkedIn

Yorum Bırabilirsiniz