Düşündüm de düşünmek çok güzel!


Yogaya gitmek için hazırlanıyorum ama her zamankinden biraz daha erken. Fi, Çi, Pi serisi ile beni çok etkileyen Azra Kohen’in uzun zamandır beklediğim kitabı Aeden çıkmış. Kitabı alıp bir yerde okuyacağım ve ders saatini bekleyeceğim. Peki, kitap daha gelmediyse?! Bilgisayarımı da alayım ne olur ne olmaz, kitabı bulamazsam iş yaparım. Ama bugün biraz dinlenmek istiyorum. O zaman defterimi alayım, öylesine bir şeyler yazarım belki. Yazacak bir şeyler bulamazsam? O zaman şu kitabı da atayım çantama, çok ağır da değil. Böylesi daha güvenli. Kulaklığı da aldım mı tamam!

Keyifli bir gün. Hava mis gibi. Soğuk ama güneşli. Soğuk havayı yeni yeni sevmeye başlıyorum. Yanaklarımı kızartıyor ve cildimi kurutuyor ama kendime getiriyor.

Kitabı her yere sordum ama yok. Eğer bu D&R’da da yoksa başka kitap alacağım. Ve evet yok. Başka bir kitap bakınıyorum çünkü çantama attığım kitaba pek ısınamadım. (Eskiden böyle de olsa bitirene kadar uğraşır okurdum. Neyse ki artık böyle biri değilim). Sonra aklıma geldi, defterim ve kalemim.

D&R’dan çıktım ve düşünmeye başladım. Ne yazabilirim? Her hafta birbirinden farklı markalar için onlarca içerik üreten ben, kendim için hiçbir içerik üretemiyor muyum? Yazmak benim en iyi yaptığım, en severek yaptığım işlerden biri. O zaman kendim için de bir şeyler karalayabilirim?!

Sonra gidip bir kafeye oturdum, defterimi açtım ve kendime dair başlıklar üretmeye başladım. Ve hepsinin içini doldurdum saatlerin nasıl geçtiğini anlamadan. Düşündüm de düşünmek güzel. Kendim için düşünüp üretmek çok daha güzel 🙂

merve yavas

merve yavas

  • Twitter
  • Facebook
  • LinkedIn

Yorum Bırabilirsiniz