Hata Yapma Alanım


En son ne zaman böyle bir alan tanıdın kendine? Ne demek hata yapma alanı tanımak? Bu hayata neden geldin? Kusursuz yaşamaya mı? Bir keresinde bir arkadaşım hayal kırıklığıyla ilgili bir şey yazmıştı. Ben onun kadar süslü bir cümle kuramayacağım ama kast ettiği şey şuydu: Eğer hata yapmazsan, olamazsın. Kusursuzluk adını verdiğin asla kusursuz olamayan bir döngüde çırpınır durursun. Benim cümlem de baya süslü oldu hani☺

Kendine hata yapma alanı tanımak, bir nevi kendine yaşam alanı tanımak değil mi? Hata yapmayacağım diye kasıp dururken neleri kaçırıyorsun acaba? “Çok üzgünüm, ama şu tarafa geçebilir miyim?” Bunun için neden üzgünsün? Neden yaptığın her hareketinde birilerini parçalayacağın kaygısı taşıyorsun? Kendini dünyada koyduğun yere baksana! Hata yapma alanı tanımamak acaba büyük bir egodan mı geliyor? “Hata yapmamalıyım, çünkü mükemmel olmalıyım.” Ya da bir başka bakış açısıyla, “Öyle bir hata yaptım ki onun hayatını mahvettim. ” Nasıl yani? O kadar güçlüsün ki senin bir hatan, koca bir hayatı yıkabiliyor. Gerçekten böyle mi? Hatalarımızın altında kendimizi bu kadar ezmek ne kadar doğru?

Omo’nun da dediği gibi, “Kirlenmek güzeldir.” Kirlenmezsen öğrenemezsin. Her yerini çamura, pasa, tere, gözyaşına ve gerektiğinde kana bulayacaksın. Girdiğin pisliklerden edindiğin tecrübelerinle yoluna devam edeceksin. Ha, bir daha girmeyecek misin pisliğin ta içine? Hem de nasıl gireceksin. Ancak bu koşullar altında insan olmanın farkına varabilirsin. Ancak böyle öğrenebilirsin, büyüyebilirsin ya da hayatı tadabilirsin.

Kenardan hayatı izlemeyip, bodoslama dalmak istiyorsan aklına geleni söyleyeceksin, rezil olma kaygısı taşımadan. Canın dans etmek istediğinde tanıdık bir yüz aramayacaksın, atacaksın kendini en ortaya. Ya da söylediğin şarkının yanlış yerinde yanlış söze girdiğinde yanakların kızarmadan devam edeceksin yeni sözlerle. Sana geleni beğenirsen alacaksın beğenmezsen atacaksın. Biriktirip işime yarar diye düşünmeyeceksin. Ne alakaysa? Olsun, onu da yapmayacaksın ☺ Hayat anlardan ibaret sonuçta.

Yeri geldiğinde risk almayı bileceksin. Hayat zaten bir risk. O yüzden daha rahat atabilirsin adımlarını. İster koş, ister yavaş yavaş ilerle. Sonucun mükemmel olması değil buradaki konu. Yolda nelerle karşılaştığın ve nasıl hissettiğin. Bırak, rüzgar saçını dağıtsın, taşın altına elini daldırırken manikürün bozulsun. Ya da birini görmek istemediğinde ona en yakın arkadaşın gibi davranma. Ya da davran yap hatanı, kime ne?

Bu anlamsız yazıdan bir sonuç çıkarmaya odaklanma. Bırak aktığı gibi, ben yazıyorum, sen de oku aynı duyarsızlıkla. Benim hata yapma kaygısı taşımadan yazdığım bu yazıyı sen de yargılamak zorunda hissetmeden oku. Kafandan düşünceler senin de böyle geçmiyor mu? Dinliyor musun kafanın mı kalbimin mi olduğunu hala anlayamadığın sözlerini? En doğru yöntemi ararken kayboluyor musun? Bırak, kaybol. Sadece bırak. Kendine alan tanı, o alanda da bol bol hata yap. Başka türlü sen sen olmayacaksın da, seni eleştirmesinler diye uğraştığın insanlar olacaksın. Ki emin ol, bu halinle bile seni deli gibi eleştirecekler. Hayat senin, hata senin. Sahiplen ve kendi yoluna baş koy.

merve yavas

merve yavas

  • Twitter
  • Facebook
  • LinkedIn

Yorum Bırabilirsiniz