Söylemesi Kolay Yapması Zor: An’da Kal!


An’da kalmak, anı yaşamak, nam-ı diğer “Carpe Diem”. Çok duyuyoruz. Eğitimlere, workshop’lara, farkındalık egzersizlerine denk geliyoruz. Ama bir türlü odaklanamıyoruz. O zihni alıp, kulağından tutup da bir türlü şimdiye getiremiyoruz. Peki sence ne oluyor? Fazla mı mücadele ediyorsun, yanlış yöntem mi uyguluyorsun, kendini mi dinlemiyorsun? Okuduklarım ve deneyimlediklerimden edindiğim birkaç fikrim var.

Kendini çimdikle!
Ana odaklanabilme konusunda kullanabileceğin bir bedenin var neyse ki. Zihnin gelecekle geçmiş arasında bir yerlerde, düşünceler içinde kaybolduğunda, onu ana getirmenin en kolay yolu bedenine odaklanmak. Aklının bir yerlerde takılı kaldığını fark ettin ya, hemen nefes alıp verişine odaklan. Gözlerini kapa, nefesini içine çek. Burun deliklerinden geçen nefesine odaklan. Meditasyon dedikleri tam da böyle bir şey. Fazla gözünde büyütme. Yine mi kaçtı zihnin? Takipte ol, al nefesi geri getir.

Zihninle mücadele etme.
Bu konuda ne kadar mücadeleye girersen gir, seni temin ederim ki kazanan zihin olacak. Meditasyondasın, nefesin derin derin akıyor, her şey yolunda! Derken… Dün akşam dışarı çıkarken topuklu ayakkabı giymediğin için ortamdaki tek kısa sendin! Hop, zihin uçtu. İşte, tam da bunu fark ettiğin anda zihnine serzenişte bulunup, “neden yapamıyorum?” diye isyan etmek yerine, düşüncenin geçip gitmesine izin ver. Çünkü sen isyan ettikçe dahası da gelecek. Kaldığın yerden devam et. Zihnini terbiye etmenin yolu aynı şeyi sık sık tekrarlamak.

Koltuk, karpuz, karpuzlar, karpuz peynir, yaz ne güzel dimi?
Bir koltuğa iki karpuz sığmıyor. Peki sen kaç tane sığdırmaya çalışıyorsun? Mesela, yemek yerken aynı anda dizi izleyip, bir yandan gelen maile mi geri dönüyorsun? Sonuç: Yediğinden de izlediğinden de bir şey anlamadın. Tatmin değilsin. Hepimiz zaman zaman yaşıyoruz bunu. Ancak gerçekten odaklanarak yaptığın her eylem seni daha tatminkar kılıyor. Yerken sadece yemek, sohbetteyken sadece sohbet, işteyken sadece iş…

Kendi yöntemini bul.
Herkesin kendi hayatında rahatça deneyimleyebileceği bir anda kalma yöntemi olabilir. Unutma, anda olmak için 5 duyu organından en az biri aktif olmalı. Yani, düşündüklerinin pek çoğu seni andan koparıyor. Mesela, müziğin her notasını hissederek dans edebilirsin; bir yemeği yemenin ötesine geçip, tüm bileşenlerini fark ederek deneyimleyebilirsin; matın üstünde bedeninle baş başa kalacağın bir yoga akışı gerçekleştirebilirsin. Artık sana hangisi hitap ederse!

merve yavas

merve yavas

  • Twitter
  • Facebook
  • LinkedIn

Yorum Bırabilirsiniz