Kendini tanımıyorsun, tanımlıyorsun…


Kendini tanımıyorsun, edindiğin sıfatlarla tanımlıyorsun. Farkında olarak ya da olmayarak sürekli kendi önüne sıfatlar koyuyorsun. Beceriksiz, sakar, maymun iştahlı, sabırsız, dağınık, sıkıcı… Bunlar nereden geldi?

Mesela gerçekten sakar olmayı hak etmek için tam olarak kaç bardak kırdın? Kime göre beceriksizsin ya da? Belki mükemmel yemekler yapmıyorsun ama mükemmel şarkı söylüyorsundur; denedin mi? Aslında kuru fasulyede iyi değilsin ama makarnan efsane! Yaratıcı değilsin, yeni fikirler üretemiyorsun değil mi? Peki, o çocuğu kim yarattı, kim bildiği her şeyi öğretti? Bir insan yaratmaktan daha yaratıcı ne olabilir?

Hayatına ve kendine dair yargıların çoğu sana ait bile değil. Toplumun normlarına göre kendini yaratıyor, şekillendiriyorsun. Başladığın bir kursu sıkılıp bırakıyorsun, biri geliyor “çok maymun iştahlısın!” diyor. Ama sen kendini keşfediyorsun, merak ediyorsun. Bir de onu denemek istiyorsun.

Biri bir resim yapıyor, gören “böyle resim mi olur?” diyor, diğerlerini ve seni de inandırıyor ama aynı resmi bir adam bir başka ülkede yaptığında onun adı “gerçeküstü” oluyor. Aile, öğretmenler, arkadaşlar, en küçükten en büyüğe dahil olduğun topluluklar…

Sen kendi halinde çok daha fazlasıyken, başkasınca sınırlandırılmayı seçiyorsun ki bu çok daha yorucu, sıkıcı ve ağır… Kendini tanımadığın bir hayat yaşıyorsun. Kendini tanımaktan daha önemli bir görevin varmış gibi… Başkalarından farkın seni sen yapmıyormuş gibi…

Merve Yavas

Merve Yavas

Okuma yazmayı öğrendikten sonra aile büyüklerinin isimlerine özel yaptığım akrostişlerle başlayan yazarlık kariyerim, orta okul ve lise hayatı boyunca yazdığım yarı kurgu günlüklerle, üniversitede sinema okurken yazdığım sayfalarca film analizi proje ödevleri ve final sınavları ile devam etti.

  • Twitter
  • Facebook
  • LinkedIn

Yorum Bırabilirsiniz