Yeni olmayan fikirlere


Bu aralar aklımda yeni şeyler yazmakla ilgili gidip gelen düşünceler var. Yeni içerik fikirleri, fikir olarak var olan ama henüz gerçekleşmemiş yeni yazılar… Hatta bazılarının başlıkları, içerikleri dahi defterde yerini aldı. Sadece benim bilgisayar başına geçmemi ve kendilerini gerçekleştirmemi bekliyorlar.

Bu yazıların gerçekleşmeme halleri de kafamı öyle meşgul etmiş olacak ki, geçen gece rüyamda o defteri bir mazgal arasından kanalizasyona düşürdüğümü gördüm. New York, havalı caddeleri kadar iri lağım fareleri ve kalabalık ailelere sahip hamam böcekleriyle de ünlü ve benim o paylaşmaya kıyamadığım yazılarla dolu defteri kurtarmak için itfaiyeyi arıyorum. Rüyanın sonrasını hatırlamıyorum. Defteri kurtarabildik mi bilmiyorum ama duygusu çok net; yaz!

Belki daha önce kimsenin düşünmediği, söylemediği ya da yazmadığı şeyler değil yazdıklarım. Böyle bir şey üretmek imkansız da zaten. Ve herhangi bir fikrin düşünülmemiş olduğunu iddia etmek, hadsizlik. Ama okuduğum bir kitapta özetle şöyle diyordu:

“Şimdiye kadar yazılmamış bir şey yazmayacaksın ama şimdiye kadar başkalarının yazdığını bir de sen yazacaksın. Herkesle aynı şeyi yazsan da senin ulaşacağın insanlar da, anlatım biçimin de farklı olacak. Belki bunu bir de senden duymaya ihtiyacı olan insanlar vardır.”

Belki gerçekten de öyledir.

Merve Yavas

Merve Yavas

Okuma yazmayı öğrendikten sonra aile büyüklerinin isimlerine özel yaptığım akrostişlerle başlayan yazarlık kariyerim, orta okul ve lise hayatı boyunca yazdığım yarı kurgu günlüklerle, üniversitede sinema okurken yazdığım sayfalarca film analizi proje ödevleri ve final sınavları ile devam etti.

  • Twitter
  • Facebook
  • LinkedIn

Yorum Bırabilirsiniz